Geçen Salı gecesi 11'de telefonum çaldı. Bir reklam ajansının prodüksiyon amiri arıyordu — ertesi sabah 7'de Kemerburgaz'da çekim vardı, kahve markası için baba rolüne seçtikleri oyuncu pasaport sorunu yüzünden gelmiyordu. 9 saatim vardı. Shortlist'i açtım, 4 ismi aradım, üçüncüsünde tuttu. Sabah 6:40'ta adam settheydi.
İşte cast ajansı bu. Afiş değil, telefon.
Cast ajansı dedikleri şey aslında ne?
İnsanlar kafa karıştırıyor. Mankenlik ajansıyla, oyunculuk ajansıyla, menajerlikle aynı kefeye koyuyorlar. Oysa farklı işler bunlar.
Cast ajansı; reklam filmi, TV spotu, kurumsal tanıtım, dijital kampanya gibi projeler için yüz bulma işi yapar. Yani bir marka size gelir, storyboard'u masaya koyar, "30-38 yaş arası, samimi gülüşlü, hafif kilolu, Anadolu tipi bir baba" der. Siz de havuzunuzdan shortlist çıkarırsınız, casting direktörüyle birlikte elersiniz, callback yaparsınız, son iki-üç isim marka onayına gider.
Oyunculuk ajansı gibi karakter analizi, reel hazırlığı, dizi seansı takibi yapmaz cast ajansı. Mankenlik ajansı gibi runway, lookbook, fitting üzerine kurulu değildir. Bizim işimiz kampanya bazlı. Proje gelir, yüz bulunur, çekim biter, usage fee dönemi başlar, bir sonraki projeye geçilir.
Herkes cast olmak ister ama herkes cast olamaz — peki neden?
Son 6 ayda 2.400 civarı başvuru geldi. Kabaca %67'si formu yarım doldurmuş, fotoğraf yüklememiş ya da yüklediği fotoğraf Instagram filtresinden geçmiş. Aslında o fotoğraflarla hiçbir şey yapamıyorum. Reklam ajansı bana ham fotoğraf ister — filtresiz, makyajsız, düz ışıkta. Çünkü onlar karakteri görmek istiyor, Instagram estetiğini değil.
Şimdi şöyle. Cast ajansına başvurmak için profesyonel oyuncu olmanıza gerek yok. Zaten reklam işinin güzelliği bu. Komşunuzun halasına benzeyen 54 yaşında bir kadın, dün manavdan çıkmış gibi duran 22 yaşında bir delikanlı, ya da üç çocuk babası bir esnaf tipi — hepsine iş çıkar. Ama bir şart var: kamera sizi sevmeli. Bu öğrenilen bir şey değil, olan bir şey.
Peki sizce kim başvurmamalı? "Ünlü olmak istiyorum" diyen. Çünkü bu iş ünlü olmak için değil, işi yapmak için.
Başvuru süreci — romantize etmeden anlatayım
Başvuru formu dolduruyorsunuz. 3-4 adet ham fotoğraf (portre, yarım boy, tam boy, profil), varsa kısa bir self-tape videosu. Boy, kilo, göz rengi, saç, beden, ayakkabı numarası. Konuşabildiğiniz diller. Ehliyet var mı. Alerjiniz var mı (set yemekleri için önemli).
Her başvuruyu bir çay içiminde okuyorum. Yani 4-6 dakika. Uygun bulursam board'a (kategoriye göre women/men/kids/character) ekliyorum. Uygun bulmazsam bir sonraki proje tipine saklıyorum, çünkü bugün "iş yok" dediğim bir yüze 3 ay sonra aniden ihtiyaç olabiliyor.
Board'a eklendikten sonra ilk iş teklifi için bekleme süresi ortalama 13-47 gün. Ama dürüst olayım: bazı adaylarda 4-7 ay hiçbir şey çıkmadı, sonra bir anda üç kampanya üst üste geldi. Sektör böyle dalgalı.
Para konusu — ki herkes bunu merak ediyor
Bir reklam filmi günlük ücreti 2026 Türkiye piyasasında şöyle:
- Figüran / background: 1.400-2.200 TL
- Featured extra (yüzü gören, repliksiz): 3.800-6.500 TL
- Supporting (birkaç replik, dar kadraj): 8.500-14.000 TL
- Lead (ana rol, marka yüzü): 18.000-75.000 TL + usage fee
- Çocuk oyuncu: 4.200-8.600 TL (veli refakatçi zorunlu)
Usage fee dediğim şey ayrı bir mesele. Reklam 6 ay mı yayında kalacak, 12 ay mı, sadece dijital mi yoksa TV + outdoor + dijital mi — her biri ayrı hesap. İyi bir lead rolde çekim ücretiniz kadar, bazen 2-3 katı usage fee alabiliyorsunuz. Buyout istiyorsa marka, o zaman rakam daha da değişiyor.
Komisyon? Sektör standardı %15-20. Ben %18 alıyorum. Sözleşmede yazıyor, kimsenin cebinden gizli bir kuruş çıkmıyor.
"Bir ajans sana para kazandırmak için var olmalı. Senden para kazanmak için değil." — bu cümleyi bana 2019 Eylül'de bir yapımcı söylemişti, hâlâ duvarımda asılı.
Kayıt ücreti isteyen ajans, ajans değildir
Konu şu. Türkiye'de cast ajansı kılığına girmiş bir sürü para tuzağı var. Size ne diyorlar? "Portfolyo çekimi için 4.500 TL", "eğitim paketi 12.000 TL", "veri tabanına kayıt 800 TL". Hepsi uydurma. Hepsi.
Gerçek bir cast ajansı sizden hiçbir ön ücret almaz. Para sadece iş çıktığında ve sadece komisyon olarak alınır. Bu kadar net.
Geçen kış Bodrum Turgutreis'te çekim yapan bir ekiple çalışırken, oradaki bir kadın bana geldi — İstanbul'daki bir "ajansa" 7.800 TL vermiş, 14 ay olmuş iş çıkmamış. Fotoğrafları bile silik. Bilmiyorum, belki de herkes yanılıyor ama ben şöyle düşünüyorum: kayıt ücreti isteyen yerden kaçın. Ayakkabılarınızı bile giymeyi beklemeyin.
Benim çalışma şeklim — abartısız
Ben 12 yıldır bu sektördeyim. Önce oyunculuk, sonra casting direktörlüğü, şimdi İstanbul Cast Ajans. Yaklaşık 340 civarı aktif adayla çalışıyorum. Neden az? Çünkü her adayı tanıyorum. Kimin diksiyonu iyi, kimin kamerayla arası soğuk, kim sette sabırlı, kim değil — hepsini biliyorum. Büyük ajanslarda 3.000 kişilik veri tabanı vardır ama kimseyi tanımazlar. Ben bunun tersini yapıyorum.
Call sheet geldiğinde adayıma arıyorum, set adresini, çağrı saatini, kıyafet bilgisini, yemek molasını, PX sürecini tek tek anlatıyorum. İlk defa sete giden biri için bu hayat kurtarıcı. Hani yeni başlayan birine "sette ne giyeceğim, nerede soyunacağım, makyaj kim yapacak" gibi sorular yok mu — onları cevaplayan biri lazım. O ben oluyorum.
Peki 18 yaş altı için durum?
Çocuk adaylarda veli onayı şart, sözleşmeyi veli imzalar, sette refakatçi zorunlu, günlük set süresi yasal olarak sınırlı (okul dönemi 4-5 saat, tatil 6-8 saat). Bunu bilmeyen ajans varsa, ondan da kaçın.
İlk ay iş çıkmayabilir, bu normal
Evet. Dürüst olayım: board'a eklediğim adayların %34'üne ilk 30 günde bir iş teklifi gidiyor, %89'una ilk 6 ay içinde en az bir callback çıkıyor. Ama hiç iş çıkmayanlar da oluyor — profil tipine, sezona, marka taleplerine göre değişiyor.
Ramazan'da bile başvuru geldi geçen sene, oysa o dönem çekim sayısı düşer. İnsanlar heyecanlı. Heyecan güzel ama beklenti yönetimi daha güzel. Size "iki haftaya yıldız olacaksın" diyen varsa, yalan söylüyor. Bu iş öyle değil. Yalan yok.
Şimdi ne yapmalı?
Eğer buraya kadar okuduysanız ve hâlâ başvurmak istiyorsanız — ki bu başlı başına bir filtre — başvuru formunu doldurun. Ham fotoğraflarınızı ekleyin. Kendinizi olduğunuzdan farklı göstermeye çalışmayın, çünkü set günü zaten ortaya çıkıyor ve o çok daha kötü bir senaryo.
Siz olsaydınız ne yapardınız? Bir işi doğru yapan biriyle mi çalışırdınız, yoksa size güzel vaatler veren biriyle mi? İşte benim cevabım da bu.